Basın Açıklması

7.3.2016 22:00:00

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

 

                 Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.

                 Kadınlar 8 Mart’ ı eşitsizliğe, ayrımcılığa,sömürüye karşı durmak, emeğine, bedenine, kimliğine sahip çıkmak, tepkisizliği, boyun eğmişliği aşmak, örgütlenmek isteklerini dile getirmek için el ele verdikleri gün olarak kutlamaktadır.

                 Bizler ki, Anadolu da kurtuluş mücadelesi vermiş, Ulu Önder Atatürk tarafından bir çok dünya kadınından çok daha önce siyasal ve sosyal haklarla taçlandırılmış bir ulusun kadınlarıyız. Ancak bugün geldiğimiz noktada tüm insanların en doğal hakkı olan yaşam hakkımız için mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz.

                  Kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önlenmesi için ivedi ve radikal bir takım önlemlerin alınması gerekliliğini yeniliyoruz. Ancak bu önlemlerden kastımız sadece kağıt üzerinde kalan mevzuat değişiklikleri gibi sığ bir beklenti olmayıp yasalara işlerlik kazandıracak olan toplum eğitimi ve bunun sonucunda da oluşacak toplum bilincidir.

                   Biz, kızlı erkekli okumayı tahrik sayan, kadın erkek eşitliğini reddeden, kadınların sokağa çıkmasını edepsizlik sayan, dini yanlış yorumlayıp bir de bunu siyasete alet eden, kadını eve kapatan, eğitim ve gelişimini engelleyen zihniyetlerin değişmediği sürece kadına yönelik her türlü ayrımcılığın önüne geçileceğine inanmıyoruz.

                   Kadını eve kapatarak hiçbir erkeği namuslu hale getiremezsiniz. Bu zihniyetlerden uzaklaşılarak kadın üzerinden yapılan tartışmalardan, kadın üzerinden yapılan siyasi rant arayışından artık vazgeçilmelidir. Kamu gücünü elinde bulunduranların kadınlar ve hakları üzerinden suni gündem yaratmaları suça eğimli kimselere cesaret vermekten başka bir şey değildir.

                 Artık şiddetin sonuçlarının yanında şiddetin önlenmesi için de yasal tedbirler arttırılmalıdır. Toplumda kadın ve erkek eşitliği temelinde eğitim seferberliği başlatılmalıdır. Karar alma mekanizmalarında kadın temsilci kotası uygulanmak sureti ile kadınlarımızın siyasette ve bürokraside erkeklerle eşit şekilde temsili sağlanmalıdır.

                  Herkesçe de bilindiği gibi şiddetin iki tarafı yoktur. Seyirci kalan her birey şiddete bizzat taraf olur. Bizler Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu ve  Manisa Barosu avukatları  olarak bu şiddet ve ayrımcılığa taraf olmamak adına ve Atatürk’ ün ve O’nun getirdiği Cumhuriyetin bize tanımış olduğu insanca ve eşitçe yaşama hakkını en az erkekler kadar kullanacağımız güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

                   Kadına karşı her türlü ayrımcılığın ortadan kalktığı, özgürlüklerin kısıtlanmadığı, eşitliğin mutlak olduğu, barış ve huzur içerisinde olan bir Türkiye umuduyla tüm kadınların dünya kadınlar gününü kutlar, Cumhuriyete , Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk e ve onun ilkelerine olan bağlılığımızı yineleriz. 08.03.2016

 

 

 

                                   Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu Adına

                                   Manisa Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı

                                                                        Av.Nezahat BÖLGE