Site içinde arama

Kamuoyu Duyurusu_Mart 2010 PDF Yazdır e-Posta
Çarşamba, 03 Mart 2010 08:23

Manisa Barosu Başkanlığı'nın son dönemdeki gelişmeler ve yargı sorunlarına ilişkin Kamuoyu Duyurusu 02.03.2010

 

Değerli Basın Mensupları,

Son dönemde kamuoyunda  “Yargı Krizi” olarak adlandırılan ve hepimizi yakından ilgilendiren gelişmelerle ilgili olarak bugüne kadar Manisa Barosu olarak görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmadık.

İlke olarak yargı bağımsızlığı gereği, devam eden soruşturma ve kovuşturma süreçleri ile ilgili açıklama yaparken özenli davranmaya ve yargılama süreçlerine müdahalede bulunmamaya dikkat ediyoruz.

Ancak herkesin ve her kurumun yargı ile ilgili görüş bildirdiği bu dönemde, Barolara sadece kendi sorunları ve meslek sorunları ile ilgilenmesi yönünde baskı yapılmakta ve susturulmaya çalışılmaktadır. 

Çağdaş demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, yasama, yürütme ve yargı erklerinin birbirinden ayrılığı ve bağımsızlığı temel koşuldur. Yargı bağımsızlığının ve tarafsızlığının olmadığı yerde hukuk devletinden, hukukun üstünlüğünden ve demokratik sistemin varlığından sözedilemez.

Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nın evinde ve işyerinde arama yapılması, gözaltına alınması ve tutuklanması hukuka ve yasalara aykırıdır

Anayasamızın 138 ve 140. Maddelerine göre Yargıçlar ve savcılar anayasal güvence altındadır.

Hem anayasaya hem de Hakimler ve Savcılar Yasasına göre 1. Sınıf yargıç ve savcıların görevleri ile ilgili yargılama yapma görevi Yargıtay’a aittir. Bu nedenle yapılan soruşturmanın CMK 250/1 ve 250/3 kapsamında yürütülerek Başsavcı Cihaner’in tutuklanması yasalara aykırı olarak ve yetkili olmayan savcı tarafından gerçekleştirilmiştir.

Yasalara aykırı olarak yapılan bu işlemden sonra Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, özel yetkili savcının yetkisinin kaldırılması yönünde karar vermiştir. Bunun üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu eleştirilmekte ve yargı bağımsızlığının önünde bir engel gibi gösterilmektedir.

Öncelikle belirtmek isteriz ki sivil bir anayasanın hazırlanması ve gerçek bir yargı reformunun yaşama geçirilmesi en çok biz hukukçular tarafından istenmektedir. Çağdaş ve demokratik bir anayasa ve yargı reformu ihtiyacı ortadadır. Ancak yargı reformu sadece Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun ve Anayasa Mahkemesi’nin yapısını değiştirmekten geçmez.

Kamuoyunda bütün yargısal sorunların kaynağı olarak Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu gösterilmeye çalışılmaktadır. Yargı Reformu sadece HSYK’nın yapısının değiştirilmesi ve üye sayısının arttırılmasından ibaret değildir.  HSYK üyelerinin bir kısmının yasama organı tarafından seçilmesi,  belirtildiği gibi yargı bağımsızlığı sonucunu vermez.  Öncelikle kurulun yapısının değiştirilmesi ve yürütme organının etkisinden kurtarılması, idari ve mali özerkliğe kavuşturulması gerekir.

Başta da belirttiğimiz gibi kuvvetler ayrılığı ilkesi, yasama ve yürütmenin yargı denetimine tabi olması demektir. Yasama organının üye seçtiği HSYK’nun görevini bağımsız ve tarafsız yapmada bugünkünden çok daha büyük sorunlar yaşaması kaçınılmazdır.

Bugün için yargının beğenmediğimiz kararlarını acımasızca eleştirmek, beğendiğimiz kararlarını alkışlamakla, herkesin çok istediğini bildirdiği yargı bağımsızlığını sağlamak mümkün değildir. Gerçek bir Yargı reformuna ve yargı bağımsızlığına ulaşmak dileğiyle Saygılar Sunarız. 02.03.2010

 

                                                                             Manisa Barosu Yönetim Kurulu
 
Son Güncelleme: Çarşamba, 03 Mart 2010 09:28
 

Giriş Formu