Site içinde arama

5 Nisan Avukatlar Günü-2010 PDF Yazdır e-Posta
Pazartesi, 05 Nisan 2010 11:49

5 Nisan Avukatlar Günü Kamuyou Duyurusu 

5 NİSAN AVUKATLAR GÜNÜ KAMUOYU DUYURUSU

Savunma mesleğini zor koşullar içerisinde özveriyle yürütmeye çalışan değerli meslektaşlarım, hepinizin 5 Nisan Avukatlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum.

Bir yıl önce yine burada büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda birlikte olduğumuzda dile getirdiğimiz savunma mesleğinin ve yargının sorunları ne yazık ki çözüme kavuşmadığı gibi daha da artarak devam ediyor.

Avukatlık Yasası’nda açıkça ifade edildiği gibi, Avukatlık Mesleği bir kamu hizmetidir.

Yargı bağımsızlığının koşullarından birisi de,  savunma mesleğinin bir kamu hizmeti olması ve yargının diğer unsurları olan savcı ve yargıçlarla eşit konumda bulunması, her anlamda bağımsız olması ve hukukun evrensel standartlarına uygun yasal ve idari düzenlemelerle güçlendirilmesi gereğidir.

Oysa mesleğimiz,  günden güne artan sorunlarla mücadele etmeye çalışırken,  halkın adalete erişimini sağlamakta, hakların en kutsalı olan savunma hakkını yaşama geçirmekte ve kendi bağımsızlığını korumakta güçlük çekmektedir.

Değerli meslektaşlarım, meslek örgütümüz hızla gençleşmektedir. Ülkemizde sayısı altmışı bulan hukuk fakültelerinden her yıl altı bine yakın genç hukukçu mezun olmakta ve bunların çok önemli bir kısmı avukatlık mesleğini seçmektedir. Bu kadar çok hukuk fakültesinde gerçek anlamda çağdaş ve bilimsel nitelikte bir hukuk eğitiminin verilmesinin mümkün olmadığı açık ve acı bir gerçektir. Nitelikli hukukçuların, hakim ve savcıların, avukatların, ancak nitelikli hukuk eğitimi ile yetişeceğini izah etmeye sanırım gerek yoktur.

Nitelikli ve donanımlı hukukçular yetişmesi sorununu tam olarak çözmese bile bir ölçüde yarar sağlayacak olan avukatlık sınavı ne yazık ki yasadan çıkartılmış fakat  bu değişiklik   Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildikten  sonra idare tarafından Avukatlık sınavının nasıl yapılacağı konusunda hiçbir mevzuat düzenlemesi yapılmamıştır. Bizim önerimiz avukatlık sınavının yanı sıra “Avukatlık Akademisi’nin” de yaşama geçirilmesidir.

Değerli meslektaşlarım,  bugün yerel mahkemelerde görev yapan hakim ve savcılarımız olağanüstü bir iş yükünün altında ezilmektedir. Hakim ve savcı sayısı yeterli değildir, yargının ağır işlemesi, adaletin gecikmesi ne avukatların ne de hakim ve savcıların kusurundan doğmaktadır. Yeni Adalet Sarayların yapılması elbette bizi mutlu ediyor.  Bunun yanı sıra gerçek bir hukuk ve yargı reformunun gecikmeksizin yapılması en çok biz hukukçuların, avukatların ihtiyacı ve dileğidir. Bugün yerel mahkemelerde yoğun ve ağır iş yükü altında zaten uzun sürede sonuçlanan davalar, temyiz aşamasında Yargıtay’da,  hukuk davalarında ortalama bir buçuk, iki  yıl,  ceza davalarında üç ya da dört yıl sonra  sonuçlanmakta ve ne yazık ki yurttaşlarımız bu nedenle  yargıya olan güvenlerini  ve adalet duygularını yitirmektedir. Yargıç ve savcı sayısı yetersizdir. Yüksek Mahkemelerin iş yükü çözülemeyecek kadar artmıştır. Yargı sürecini kısaltmak ve Yargıtay’ın iş yükünü hafifletmek için kurulan ve 2010 yılında faaliyete geçeceği bildirilen Bölge İstinaf Mahkemeleri ile ilgili bugüne kadar hiçbir gelişme olmamıştır.

Değerli meslektaşlarım,   kişilerin temel hak ve özgürlüklerini, adil yargılanma hakkını ve şüpheli ve sanıkların savunma güvencesini sağlamak amacını güden zorunlu müdafilik kurumu da ne yazık ki amacına hizmet etmekte zorlanmakta ve meslektaşlarımız özünde kutsal bir amaca yönelik bu görevi çok zor koşullarda yürütmeye çalışmaktadırlar. CMK’dan doğan zorunlu müdafilik kurumu, başlangıç amacından uzaklaşmış ve meslektaşlarımızın emeklerinin karşılığını alamadıkları, yürütülmesi zor bir hizmete dönüşmüştür. Sistemin en kısa sürede düzeltilmesi ve gerçek amacına yönelik ve vatandaşı da, meslektaşlarımızı da gözetir şekilde yeniden düzenlenmesi zorunluluğu açıkça ortadadır.

Bütün bunlara ilave olarak, son dönemde, meslektaşlarımızın vergi idaresi ile yaşadıkları sorunlar ortaya çıktı. Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yer alan yanlış düzenlemeden ya da düzenlemenin yanlış yorumlanmasından dolayı meslektaşlarımız ağır bir vergi yükü tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Elbette kazançtan doğan verginin kutsallığına ve vatandaşlık ödevi olduğuna inanıyoruz. Ancak meslektaşlarımızın elde etmedikleri gelirden dolayı katma değer vergisi ödemelerinin mümkün olamayacağı da açıktır. Katma Değer vergisi Kanunu’nda yapılacak küçük bir düzenleme ile ya da kanunun mesleğimizin özelliklerine göre yorumlanması ile giderilebilecek bir sorun ne yazık ki bugün,  zaten güç koşullarda yürütülmeye çalışılan mesleğimiz için yeni bir tehdit doğurmaktadır.

Değerli meslektaşlarım, mesleğimizin sorunları çok ve ağır. Ancak ileriye umutla ve inançla bakmak istiyoruz.

Son dönemde yargı reformu olarak kamuoyunun ve meclisin gündemine sunulan anayasa değişiklikleri ile ilgili görüşlerimizi de sizlerle her fırsatta paylaşıyoruz.

Başta da belirttiğimiz gibi ülkemizin ve hukuk sistemimizin ivedi bir yargı reformu ihtiyacı ortadadır. Ayrıca özgürlükçü ve sivil bir anayasa hazırlanması yine biz hukukçuların özlemidir.

Böyle bir anayasanın yada kısmi de olsa anayasa değişikliklerinin toplumsal mutabakatla yapılması, tüm siyasi partilerin, yargısal kurumların, sivil toplum örgütlerinin katılımı ile gerçekleştirilmesi gerekir. Anayasa gibi en temel düzenlemenin değiştirilmesi hiçbir ihmal ve hata kabul etmeyecek kadar önemlidir.

Yine yargı reformu gibi ivedi bir ihtiyacın,  bugün getirilen değişiklerle sağlanmasının mümkün olmadığı düşüncesindeyiz. Anayasa Mahkemesi ve Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun mevcut yapısının değiştirilirken yasama ve yürütme organının etkisi altına girmesi ve yargı bağımsızlığının tümden ortadan kalkması tehlikesi açıkça ortadadır. Yargı reformu, bugün yapılmak istenen değişikliklerden çok daha kapsamlı ve farklıdır ve hiç gecikmeksizin yapılmalıdır.  Hukuka ve yargıya ilişkin sorunların bu denli acil çözüm beklediği bugünlerde, yargı reformu olarak sunulan anayasa değişikliği tasarısının,  yargı sorunlarına çözüm getirmediği düşüncesindeyiz.

Değerli meslektaşlarım, savunma mesleğinin her yönden güçlü ve bağımsız, hukukun her zaman üstün olduğu ve gerçek yargı bağımsızlığının gerçekleştiği günlere ulaşma özlemi ve dileğiyle saygılar sunarım.05.04.2010

 

Avukat Fadıl ÜNAL

MANİSA BAROSU BAŞKANI

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme: Cuma, 16 Nisan 2010 07:36
 

Giriş Formu